..herşey çıkabilir bu nesilden, ama kindar çıkmaz..

Toplum olarak hiç de sanıldığı gibi balık hafızalı değiliz. Aksine öyle bir işlemiş ki derine, öyle bir yaralamış ki acı, en uçta duygulara konu olmuş nesillerdir. Ezen taraf hep ya cidden haklı olduğunu düşünerek veya haksız olduğunu bilmekle birlikte her yolu kullanarak haklılığını ispata kalkışmış ya da yaptıklarını tamamen inkar yolunu tutmuş. Ezilen gerçek bir özür , bir itiraf ve ne kadar uzun süre geçerse geçsin üstünden adaletin tecellisini beklemiş. Mazlumlar sıraları geldikçe, fırsatını buldukça aynı şekilde karşılık vermiş; bu kez onlar yaralı, kinli hafızalar yüklü yeni mazlumlar yaratmış.. Dar alanlara sığdırılan acılar, sahipleri ve faillerinde kilitli kalmış, ne affedilmişler ne de itiraf edilmişler ve bugüne dek sırtlarda taşınıp durmuşlar...

Yeni kuşak (ya da Y kuşağı) tüm tarafları tamamen bitaraf izleme, tarih içine yayılanları da internet üzerinden  tüm yönleriyle görebilme ayrıcalığıyla doğmuş. Muhakemelerini besleyen artık üstünde yaşadıkları coğrafya ve onun ürünleri değil bir tek, medyadan onlara sunulan bilgilerle sınırlı değil ufukları. Hiç konum dahi değiştirmeden, hepsi birer dünya vatandaşı artık. Analitik düzlemleri, düşüncelerini besleyen kaynaklar global.

Hangi milletin tarihinde yoktur ki ezenlerle ezilenler ve güç kavgaları? Bu bitmeyen nefret/intikam - sindirme/yıldırma/yok etme döngüsü, nesilden nesile taşınarak tarihi tekerrüre taşımaktan başka ne yapmıştır..? Y kuşağı diye tanımlanan Gezi hareketi kuşağını başka kılan, tarihi tarihte bırakabilme yetisi olmalı.
Onlar kin ve nefreti yaşamak ve yeni kuşaklara taşımak değil, hep birlikte huzur içinde aynı ülkeyi severek, aynı ülkeye hizmet ederek ama tüm dünyayı kendi ülkelerinin bir uzantısı olarak da görerek yaşamak istiyorlar. Aynı gezegeni paylaşan, sınırlar içinde başka başka milletlere dahil olsalar da onun kaderini hep beraber yaşayacak olmanın bilinciyle tüm dünyayı sahiplenen ve koruyan bu insanların, bu yeni dünyada kimseyle derdi yok;
alt kimliklerini taşıyanların günahlarını ve veballerini sadece birer insan olarak görebiliyorlar, suçlularsa 'evet suçlular, yanlış yapmışlar, haksızmışlar' diyebilecek kadar kendileriyle, diğerleriyle ve dünyayla barışıklar. İnsanlar arasındaki hiçbir farklılık rahatsız edici değil onlar için, tarihin sayfalarında kalmış acıları bugünü gölgeleyecek eylemlere dönüştürmenin anlamsızlığını görebilecek kadar 'sadece insan'lar... Saygı istedikleri kadar, saygılılar da. Tek istedikleri yaşamak; tarihte kalmış intikamlar almak değil, intikam almak için ölmek hiç değil. Tek dertleri geçmişi geçmişte bırakmak, sözde değil özde helalleşip beraber barış içinde yaşamak; herşey çıkabilir bu nesilden, ama kindar çıkmaz..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !